29 Kasım 2024 Cuma

Mücadele

Suriye,Irak Lübnan, Ürdün, Arabistan, Mısır, İsrail, Arap Emirlikleri, Kuveyt, Yemen...  Bu devletlerin bazıları Osmanlı coğrafyasının emperyalistler tarafından parçalanması sonucunda ortaya çıkmış suni oluşumlar. 

19 yy da dünyayı çeşitli yöntemlerle sömürerek  zenginleşen ve sanayi devrimiyle gücünü arttıran batı dünyası emperyal niyetleri ve doymak bilmeyen iştahlarıyla yeni sömürü alanları bulmak ve böylece daha da büyümek için yol ve yöntemler aramaya devam ediyorlardı. Ancak yeni keşfettikleri Afrika doğu Asya ve Güney Amerikayı yıkıp sömürmeleri ve kanlı pençelerinde parçalamaları yetmemiş ve sanayi devriminin getirdiği enerji açlığıyla keşfettikleri petrol bölgeleri üzerinde yeni senaryolar uygulamaya başlamışlardı. Bu senaryoların odak noktası Osmanlı coğrafyası idi. Hem batıya yakın hem de petrol ve diğer yer üstü ve yeraltı kaynakları ve ürettiklerini pazarlama imkanları ile çok verimliydi. Osmanlı, duraklama ve gerileme dönemlerinin ardından batı ile rekabette geri kalmış eski gücünü yitirmişti. Her ne kadar  ıslahat fermanlarıyla,  reformlarla ve batıyı taklit ederek ayakta kalmaya çalışsa da, uzak görüşlü yöneticilerinin olmaması ya da olmasına rağmen güç bulup Devleti Ali Osmaniyi toparlayamaması gibi nedenlerle gitgide çöküş ve yıkılışa yaklaşıyordu. Dünya dengelerini okuyamayan, devletin imkanlarını yıkılışı durduracak önceliklere ayıramayanların sorumlu mevkilere gelmesi bu yıkılışı hızlandırdı. Avrupa coğrafyası, Balkanlar derken birinci dünya savaşı sonrasında Sevr ile tüm ülke elden çıkma noktasına gelmişti. Bu dönemde emperyallerin Sikos Pikot anlaşmasında olduğu gibi cetvellerle çizdikleri yeni ülke ve devletleri kendi çıkarlarına göre kurgulamaları, onların kendi bakış açılarını göre Ortadoğu olarak adlandırdıkları bölgeyi gelecekte yani bugünlerde yeni ateş çemberlerinin içine atmış oluyordu. Tek otoritenin yüzyılların deneyimi ile kurduğu denge ve ona bağlı huzur ortamı - girdikleri her yerde olduğu gibi- bozuluyordu.  İslam coğrafyasındaki toplumlara yeni ve bitmeyen bir   ateş çemberi içinde  kanı, göz yaşını ve acıyı getiriyordu. Ancak bu kadim coğrafyanın kadim Devleti Osmanlı'nın  yıkılışının içinden emperyal işgale karşı yeni bir direnç yeni bir mücadelenin ateşinin yükseleceği son Osmanlı Meclisi Mebusanın " Misakı  Milli" kararı ile müjdeleniyordu. Her şeye rağmen bu kararın ardında canları pahasına durup direnen mücadele eden ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu tamamlayan fedakar yiğit vatanseverler bulunacaktı. Ancak bu mücadele ve ezilen ülkelerin emperyalistlere zaferini müjdeleyen ilk örnek olan bu ülke, kurucusu Gazi Mustafa Kemal den sonra aşama aşama emperyalistlerle olan mücadelesinden uzaklaşmaya, konjonktür ve koşullar denilerek git gide emperyallerle işbirliği  geliştirilmeye başlanıldı. Bu da milli mücadelenin hedefinden uzaklaştığı düşüncesinde olan bir kısım genci yeni yollar aramaya itti. Bir kısmı kuzeyden ve uzak doğudan örneklerle kurtuluşu, bir kısmı başka coğrafyalardan bulduklarını savunmaya ve zamanla esas mücadele etmeleri gerekenlerden çok kendilerini yıkmaya yok etmeye başladılar. Ancak her şeye rağmen ve halk farkına varamasa da, gerçek emperyalizmin ülkede yaptıkları ve yapmak istediklerinin bilincinde olarak, gerçekçi mücadele yöntemleri ortaya koyarak yeniden milli mücadele gayretinde olanlar da vardır. Önemli olan, nerede ve ne şekilde olursa olsun bu düşüncedekilerin milli mücadele yıllarında olduğu gibi "mevzu vatansa gerisi teferruattır" diyerek bir araya gelebilmelerini sağlayabilmektir. 

Bunun gerçekleşmesi ile  gelecek daha aydınlık olacaktır.

25 Kasım 2024 Pazartesi

Soğukluk

Soğuk.  Şehrin güneyinde bulunan Spil dağının yamaçlarına mevsimin ilk karı yağmış ve şehre iliklere kadar üşüten ilk soğuk inmişti. Genelde ılık ve sıcak mevsimler geçiren bu şehirde yaşayanlar için beş derecenin altına inen ısı dereceleri soğuk olarak adlandırılır. Ancak bu soğuk ifadesinin insan hayatındaki anlamları tesirleri bölgenin iklim koşullarına göre değişebilir. Kutuplarda, Sibirya'da, Erzurum'da, Kars'ta yaşayanlara beş derece baharı müjdeleyebilse de sıcak iklimlerde yaşayanlar için durum farklıdır. Soğuğun iklim ve mevsimler açısından bilinen ve kullanılan anlamının yanında insanlar arasında mecazen kullanılan anlamları da vardır. İnsanın diğer insanlara karşı normalin altındaki hal tavır ve davranışlarındaki negatif değişimler soğukluk olarak adlandırılır. Muhtelif sebepleri olsa da bu durumla muhatap olan çoğu insan sebeplerini derinliğine analiz edip kavrayamaz. Ancak her şeyin ortaya çıkmasına yol açan olayların bilinen veya bilinemeyen başlangıçları vardır. İnsana ve insan topluluklarına soğuk davranan insan muhatabından beklentisinin altında beklemediği bir samimiyetsizlikle karşılaşmış olabilir. Ya da bir grup insanın ona karşı peşin hükümlerle benzer biçimde davrandığını düşündüğünden, o gruba karşı reaksiyon göstererek daha duygusuz içtenliksiz bir tavır geliştirebilir. Bu reaksiyon ya da kendisine (=kendi anladığına) göre hesap görme, hesabı ödetme biçimidir. Ya da daha sonra başına gelebileceğini düşündüğü olumsuzluklara karşı yeni tanıdığı/ tanımadığı insanlara karşı bir psikolojik önlem de denebilir.  Eğer hayatı boyunca karşılaştığı insanlarla  beklentilerinin altında bir seviyede olumsuzluklarla karşılaşmışsa, bu durum onda kemikleşmiş bir hale dönüşmüş olabilir.     

En güzeli soğuğun giremediği sıcak ortamlarda insanlarla güven içinde  sıcak ilişkiler geliştirerek, mutlu ve umutlu bir ömür sürebilmektir...

21 Kasım 2024 Perşembe

Mavi Bilya

Saat 08.36 olduğu halde güneş şehrin üzerine ışıklarını göndermemişti. Doğudan gelen aydınlık her yana tesir etse de pırıl pırıl   bir havada, masmavi gökyüzünde güneşin ışıklarını görememeyi bir eksiklik olarak düşünmüştü. Aklına geldikçe güneşin çıkıp çıkmadığını görebilmek için sık sık doğuya bakıyordu. Ancak güneş Kasım ayının içinde olması gereken yerden doğup yandan yandan batıya doğru ilerlediği için şehrin güneyinde sıralanan dağ silsilesi nedeniyle bir türlü şehre yüzünü gösteremiyordu. Ancak her anında bilimin ve meteorolojinin gün be gün hangi ölçülerde olması gerektiğini düşünemeyen kendisi gibi insanoğulları yaz güneşinin performansını kış güneşinden de bekliyorlardı. Bekleseler de o güneş altı ay boyunca istedikleri gibi doğup başlarının üstünden dönerek batıya doğru gitmeyecekti. Eğer kutuplarda olsalardı altı ay güneş altı ay karanlık içinde çok daha farklı bir zaman içinde yaşayabileceklerini idrak edip şükretmeleri gerektiğini de anlayabilirlerdi. Fakat insan denen mahluk kendisiyle veya  umumiyetle kendi kendine durduk yerde ürettiği dertleriyle meşgul olurken, etrafında dönen dünyanın özelliklerini unutuyor, kendine göre bir daire içinde kendi istediği gibi dönen bir dünya bir alem istiyordu.

İstese de dünyanın, alemin bir kanunu vardı. Ama, " aşkın kanununu yazsam yeniden" diyerek şarkılar yazan ve söyleyen insanoğlu, alemin değişmez kanunlarını da ille kendi isteğince ayarlamak istiyordu. Gerçekten de bu isteğine istemediği şekilde nail oldu. Küresel ısınma, çevre kirliliği, doğal dengenin bozulması, buzulların erimesi, gdo lu yiyecekler gibi kendisinin çabalarıyla oluşan sorunlar tabiatın dengesine keyfince müdahale etmesi sonucu oluşan sorunlardı. Şimdiki zamanlarda o sorunların hayatına olumsuz etkisinin sonuçlarıyla yüzleşmeye başladı. Ve bir yandan da alıştığı kirlilik yaratan konforundan, dünyanın dengesini bozan alışkanlıklarından vazgeçerek yeniden eski doğal hallerine kavuşmak istiyor. Ancak bu konuda iradesi zayıf kararlı olmadığı için sonuç alamıyor. 

Mavi bir bilyaya benzettiği dünyasını kendi elleriyle karartıyor kirletiyor yaşanmaz hale getiriyor...             (22 Kasım 2024 Cuma)

20 Kasım 2024 Çarşamba

Seviye

 Bekledi. Sabah yazıya başlayabilmek için hangi konuyu seçeceğine karar veremedi ve  bir süre sol elinde telefon sağ işaret parmağı klavye üzerinde öylece durdu. İnsanın hayatında karar ve ilk başlangıçlar önemli. İçindeki istekleri doğrultusunda bedenini harekete geçirebilmek ve o doğrultuda mantıklı akılcı kararlar alarak uygulayabilmek, hatta çok zor gelse de amacından koşulları zorlayarak vazgeçmemek irade sahibi insanda olması gereken hasletlerdendir. Bu kararlılıkta olan kişi büyük ihtimalle isteklerine ulaşabilir. İsteklerine ulaşamamış olsa bile isteklerinin yakınındadır. Ve o gayret ve çalışma isteğine yakın hatta ilk anda aklına gelmeyen başka fırsatlar da yakalamasını sağlayabilecektir. Çünkü ilk amacı uğruna yaptıkları bilgi ve kabiliyet düzeyini arttırmış, o konuda çevresine daha bilinçli bakmaya başlamıştır. İlk gayretine göre daha bilgili ve maharetli olduğundan gördüklerini yorumlaması değerlendirmesi daha farklı daha bilinçli olacaktır. Ancak hedefsiz gayesiz idealsiz durumda olan kişiyi ise, yerde duran uçmak yer değiştirmek için rüzgar bekleyen saman çöpünden ayırmak imkansızdır. Ve son bir aydan bu yana yapamadıklarını düşündüğünde, rüzgarı bekleyen bir saman çöpü kadar bile amacının olamadığına kanaat getirerek kendi haline üzüldü. Rüzgar bekleyen saman çöpünün hareketsiz beklentisine gıpta ederek yavaşça yazdıklarını kaydetti ve sayfayı kapattı.(21 Kasım 2024 - 07.41)

19 Kasım 2024 Salı

Öfke

Sohbet esnasında rahatsız eden sözlere tekrarlanan  fikirlere rastladığında bazen  tahammül edemiyor engelleyemediği bir öfke patlaması yaşıyordu. Niçin böyle oluyordu. Genel olarak sakin bir insan olduğu halde bazı zamanlarda öfkesinin zincirlerini koparıyordu. Daha sonra uzun süre kendi kabuğuna çekilerek sessizce hayatını sürdürüyordu.  Basit ve tekrar eden beğenmediği düşünceleri ifade edenler ifade esnasında suçlayıcı bir tavır içine giriyorlarsa ya da suçlandığını hissettiği an savunma amacıyla öfke patlaması yaşadığını anladı. Kendini suçladığını düşündüğü şahsa karşı savunmasındaki çaresizliği son aşamada öfke patlaması ile sonuçlanıyordu. Öfke kendisini ifade edememesinin savunamamasının anlatamamasının bir yansımasıydı. Bu sorununa nasıl çare bulabileceğini de düşündü. Muhatabın kendisine karşı sözlerini ciddiye almamak üzerine almamanın yollarını bulmanın, boşvermenin, gülüp geçmenin çözüm olabileceğine kanaat getirdi. (20 Kasım 2024 Çarşamba)

18 Kasım 2024 Pazartesi

Ayakta

Tekdüze geçen günlerin birinin daha sabahında ayaktaydı.  Ayakta demekle uyandığını gün içindeki faaliyetleri için hazırlıklar yaptığını ve mesai başlangıç saati gelmeden işe ulaşabileceği anda kapıdan çıkarak yürüyüşünü yapacağını anlatmak istemişti. Ama kısa keserek ayaklandı deyivermişti. Ayaklanmanın sosyal bir anlamının da olduğu o an hatırına geldi. Ayaklanma veya eski tabirle kıyam isyan olarak açıklanabilir. Herhangi bir konuda memnuniyetsizler bir araya gelerek memnun olmadıkları konu bahanesiyle mevcut otoriteye karşı gelmek amacıyla kurulan kısa süreli birlik. Genellikle öfkeli gürültülü yakıcı yıkıcı vahşi eylemlerle olayları da kötüye yorumlayarak gitgide amacından uzaklaşma ihtimali olan  istenmeyen bir sosyal hareket patlama türüdür. Ancak buna toplumun rahatsız olduğu konulara kulak tıkayan toplum sorunlarına duyarsız kalan toplumun dert ve isteklerini göz ardı eden yönetimlerde daha çok rastlanır. Duyarsızlık ve cehalet ardından zulmü ve baskıyı getirdiğinden ve düdüklü tencerenin basınç düdüğünün ötmesi gibi bazı uyarıları duymazdan gelen idarecilerin ihmalkarlığı sebebiyle ortaya çıkar gelişir ve yıkıcı sonuçları olabilir. O nedenle idareci halkın içinde halkla beraber halkın sorunlarına duyarlılıkla eğilerek çözümler aradığını halkına göstererek adil akıllı ve samimi olduğu konusunda onları ikna etmeli güvenlerini kazanmalıdır...(19.11.2024 Salı)

17 Kasım 2024 Pazar

Korku

 İçinde gönlünün karanlıklarında demlenen korkunun sebebi neydi. Niçin kendini mutlu ve umutlu hissedemiyordu. İçine çöreklenmiş endişe denilen çıngıraklı yılan uzak çöllere nasıl gönderilebilirdi. Bu durduk yerde çevresinde oluşan herhangi bir olumsuz olayın ardından düşündükçe gelişen geliştikçe etkisini arttıran karamsarlık oyunu muydu? Bu oyunu neşeli oyunlara döndürebilme koşulları var mıydı? Bilemediğini çözemediğini düşündü. Düşünmüş olsa da böyle devam ettiği sürece sonraki aşamaların vücut kimyası için iyiye doğru gitmeyeceğini de biliyordu. Bir an önce bu olumsuz karamboldan kurtulmalıydı. Yine düşündü ki altmış küsur yıllık ömründe nice olumsuzluklar yaşamıştı ama zaman denen kendi halinde akan ırmak alıp götürmüş hatıra denen göle taşımıştı. Sabrederse, daha da güzel olan endişe yerine endişe ettiği durumu yok edebilmek için eyleme geçebilirse hatıra denilen göle düşündüğü kirli endişeler gitmeyecek zaman ırmağı daha temiz akacak göl de kirlenmeyecekti.

Geç

 Geç geldi bu yıl rahmet. Kurtlar kuşlar, börtüler böcekler, ağaçlar çiçekler, çoluk çocuk etkilendi. İlk yağan yağmurun tıpırtısı sanki gelecek güzel bereketli günlerin hafif bir nağmesi gibi geldi. Bir süre sonra yağmur dindi. Yerini her yanı saran bir sessizlik aldı. Sadece gükyüzünde güneşle köşe kapmaca oynayan kara bulutların Spil dağının zirvesinin çevresine yerleşmek için sürdürdüğü manevralardan anlaşılan kuzeyden rahmetin yakın zamanda soğuk havayla birlikte şehre ineceğiydi. Nice canlı mahluk aralıklarla inen rahmetten nasibi kadar nasiplenerek sükunetle her zamanki meşgalelerine daldılar. Ovalarda zeytin ağaçlarının altında zeytin toplayan ve yağmur nedeniyle işlerini erteleyenler çamur kuruyunca yeniden devam etmek üzere işlerine paydos ettiler. Beklenen yağmurun gelmek için tereddüt etmesi yeryüzünde işlerini yağmura bağlı sürdürenleri de etkiliyordu. Ve yağmasını da da yağmamasını da kabul etmekten başka inisiyatifleri yoktu.

13 Kasım 2024 Çarşamba

Cevap

 Hayatın içinde çeşitli sorunlarla mücadele etmekten bıktığında ümitleri mücadele azmini arttırıyordu. Ümitleri neye dayanarak azmini arttırıyordu sorusunun cevabını aradığında ümitlerini besleyen kaynakların neler olabileceği sorusuna ulaştı. Stresli uykusuz gecelerinde kısa süreli uykularında gördüğü güzel rüyaları mı, uyumak üzere gözlerini kapattığında önünden geçmeye başlayan hayalleri miydi? Ya da yaşadığı sorunların çözümünde bulabildiği bazı basit çareleri uygulayabilmesi miydi? Onun gamlı kederli halini görüp teselli edip destek veren dostları mıydı? Diye düşünürken herbirinin yerine göre az çok etkisi olduğuna kanaat getirdi. Yattığı yerden yavaşça doğruldu. Doğuya bakan penceresindeki perdeyi açınca sabah güneşinin ilk ışıkları gözlerini kamaştırınca "işte bu" diyerek gülümseyerek perdeyi örttü... Aradığı cevabı bulmuştu.

Temkin

 Yürürken bastığı yeri bile kontrol ederek ilerleyen bir insanın hayatındaki tüm faaliyetlerini de aynı temkin ve hassasiyet içinde sürdürdüğü tahmin edilebilir . Temkinli insanın gelecek hayallerini ve planlarını da takip ettiğinizde aynı dikkatin aynı özenin devam ettiği anlaşılabilir. Kışın kapalı bir havada sabah saatlerinde sokakta yürüyen şemşiyeli insanlara baktığınızda ekseriyetinin botlarını ve pardesülerini de giydiklerini  görebilirsiniz . İşte bunlar temkinli tedbirli insanlardır. Temkin ve tedbir arasında ne fark vardır diye sorulduğunda hazırlık ve uygulama aşamalarındaki farktır denebilir. 


10 Kasım 2024 Pazar

Keyif

 İnsanın bir şekilde keyfinin kaçmasının adıdır hastalık. Bu çağda her keyifsizlik bir hastalık olarak adlandırılabilir. Çünkü ana bilim  dalları alt dallara ayrıla ayrıla her tür sıkıntılı durum bir noktada bağlantı kurulara hastalıklarla ilişkilendirebilir.  Ruh ve bedenle ilgili önemli ya da önemsiz nice sıkıcı durum bir öncesindeki dengesizliğin göstergesi olma ihtimalini içerebildiğinden hayatımızın içindeki bir çok keyifsizlik sonuçta rahatsızlıklarla ilgili olduğu şüphesi vardır. Vardır ve özellikle halk tarafından kendilerine hastalık hastası denilen bir sıfatla tanımlanan hassas bünyeye sahip insan kitlesi bu konuda en uç örnek olarak gösterilebilir. 

Yorgun

Yorgun. İnsanın fiziki olarak dayanabileceği sınırın üzerinde eylem içinde olmasının getirdiği bünyesinin dinlenmek için alarm verdiği anın ...