Arasıra girdiği bloğunun sayfalarını geriye doğru kontrol ettiğinde 22 Temmuz 2025 günü bu sayfayı açıp bir şeyler yazmadan kapattığını gördü. Sayfanın boş kalmasına razı olamadığı için boş sayfaya yazmaya başladı.
Boş sayfa ani bir çıkarım getirdi yaşlı blogcunun beynine.
Ömrümüzün içinde boşça geçen nice günler var. Ne iyi ne de kötü bir eylemle doldurulamayan ve bu yüzden hafızaya kaydedilemeyen nice boş anlar, günler, aylar, beki de seneler...
Beklenen gün geldiğinde defterler açıldığında iyi ve kötü hiç bir eylemin olmaması defteri kullanmak ve doldurmak sorumluluğunda olan kişi için nasıl bir sonuca yol açabilir. Eskiden hiç bir şey yapmadan öylece bekleyen insanlara "ot gibi yaşıyor" denirdi. Ancak belki ot gibi ifadesi bile ot'a hakaretti. Çünkü ot kendi aleminde yapması gerekeni yapıyordu. Büyüyor yeşilleniyor onu gören otla beslenen hayvanların beslenmesine yardımcı oluyordu. Otlanan hayvanlar gelmediğinde eğer hiç bir kursağa işkembeye gitmeden mevsim geçer ve kurursa sorumluluğu olmayacaktı. Çünkü vazifesini yapmıştı. Bir ot olarak otlakta büyüyerek otçul canlıları kendisine izin verilen yaşam süreci boyunca bekleyerek vazifesini yapmıştı. O nedenle bir köşede kayıtsızca bekleyen insan oğlu için diğer insanoğullarının "ot gibi" demesi doğru tanım olmayabilirdi. Ve belki de diğer canlılara göre çok üstün özelliklerle yaratılan insan için ottan bile daha aşağı düzey olabilirdi.
Bu noktada yan masadan gelen işle ilgili bir soruya cevap vermek durumunda kaldı. Ani çıkarımla devam eden zincir de orada koptu. Kopan zincirin başka bir zamanda bağlanabilmesi umuduyla...
(Bu eksikliği 30 Nisan 2026 Perşembe günü fark etmişti.)