Tekdüze geçen günlerin birinin daha sabahında ayaktaydı. Ayakta demekle uyandığını gün içindeki faaliyetleri için hazırlıklar yaptığını ve mesai başlangıç saati gelmeden işe ulaşabileceği anda kapıdan çıkarak yürüyüşünü yapacağını anlatmak istemişti. Ama kısa keserek ayaklandı deyivermişti. Ayaklanmanın sosyal bir anlamının da olduğu o an hatırına geldi. Ayaklanma veya eski tabirle kıyam isyan olarak açıklanabilir. Herhangi bir konuda memnuniyetsizler bir araya gelerek memnun olmadıkları konu bahanesiyle mevcut otoriteye karşı gelmek amacıyla kurulan kısa süreli birlik. Genellikle öfkeli gürültülü yakıcı yıkıcı vahşi eylemlerle olayları da kötüye yorumlayarak gitgide amacından uzaklaşma ihtimali olan istenmeyen bir sosyal hareket patlama türüdür. Ancak buna toplumun rahatsız olduğu konulara kulak tıkayan toplum sorunlarına duyarsız kalan toplumun dert ve isteklerini göz ardı eden yönetimlerde daha çok rastlanır. Duyarsızlık ve cehalet ardından zulmü ve baskıyı getirdiğinden ve düdüklü tencerenin basınç düdüğünün ötmesi gibi bazı uyarıları duymazdan gelen idarecilerin ihmalkarlığı sebebiyle ortaya çıkar gelişir ve yıkıcı sonuçları olabilir. O nedenle idareci halkın içinde halkla beraber halkın sorunlarına duyarlılıkla eğilerek çözümler aradığını halkına göstererek adil akıllı ve samimi olduğu konusunda onları ikna etmeli güvenlerini kazanmalıdır...(19.11.2024 Salı)
Bu bloğu oluşturmaya Temmuz ayı içinde,sıcak bir öğle sonrasında başlamıştım.Aklıma ilk gelen kelimeyi yazıvermişim başlığa...
18 Kasım 2024 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Yorgun
Yorgun. İnsanın fiziki olarak dayanabileceği sınırın üzerinde eylem içinde olmasının getirdiği bünyesinin dinlenmek için alarm verdiği anın ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder