23 Eylül 2024 Pazartesi

Değişim

Günler birbiri ardınca geçip gidiyor. Biriktikçe hafta, biraz daha biriktikçe ay, daha da çoğalınca adı yıl oluyor. Sonra yıllar yıla eklendikçe de ömür deniyor. Geçen zamanların içine nice farklı sevinçler sıkıntılar üzüntüler mutluluklar serpiliyor. Bu serpintiler hayat hikayelerini oluşturuyor. Hikayelerini düzenleyip kaydedebilenler ise gelecek günlerde yaşayanlara ibretlerini tecrübelerini aktarabilmiş olan bahtiyarlar sınıfına dahil olabiliyor. 

Bu satırları yazma cesareti gösteren ve internet ortamında kaydeden de aynı şekilde hayatının içinde önüne çıkan  her ne ise onu o an ki şartlara göre değerlendirerek yazıya dökmeye gayret edenlerdendir. Bu çabasının sonuç vermesi ya da vermemesi de önemli değildir. Esas olan onun yazma gayret ve cesaretidir. Sonrası önemli değildir, nasıl olsa sonrasını sonrakiler düşünecektir.

Yaklaşık bir ay önce yüz on beş yıllık şehrin en eski binasında çalışmakta olduğu işyerindeki büro, şehrin bir başka semtinde yeni yapılan ek hizmet binasına nakledildi. Nakil esnasında taşınacakları hazırlamak ve gidilecek yerde eşyaları dosyaları uygun yerlere düzgün bir şekilde yerleştirmek için çok uğraştılar. Ancak ne kadar emek vermiş olsalar da aksaklıklar ve eksiklikler olmuştu. Ayrıldıkları tarihi binada kalanların ne kadar şanslı olduğunu, kendilerinin bahtsız görevliler olarak, bilinmeyen bir yerde yeniden işler ve alışkanlıklar, yeni düzenler geliştireceklerini düşünerek üzüldüler. Çünkü alışılageldik olandan rutinden ayrılmak belirsizlikler içinde bir şeyleri belirleyip düzene koymak kolay değildir. Ancak yeni yere yerleştikçe ve zaman kendi düzeni içinde akmaya başlayınca, onlar da -bu nakil işi ilk zamanlar kendisini ve arkadaşlarını üzmüş olsa da- zamanla yeniliğe temizliğe ve sükunete alıştılar.

Eski işyerinin tarihi büyük ve kasvetli ortamından yeni bir ortama geçmek nice burun kıvrıkları söylenmeler kızgınlıklar kahırlar ve beklentilerinden çok daha fazla yorgunluklarla beraber  kas kırılmaları içinde oluşmuşsa da,  yüksek ve yüksek olduğu için de zirvelerinde soğuk rüzgarların estiği, görevliler arasında bir nevi Bizans oyunları benzeri gözle görülmeyen rekabet ortamından ve bu ortamdaki  yetkililerden uzak bu yeni yerde daha samimi daha sakin bir düzen kurmaya başladıklarını da fark etmişlerdi.   

Sonra düşündü ki değişim hayatta değişmeyen tek ögedir. Çünkü her an bilmem kaç bin kilometre hızla dönen şu yalancı dünyada sabit kaldığını düşünen bile dünyanın hızı kadar değiştiğinin hareket ettiğinin bilincinde olmalıdır. 

Cahit Sıtkı Tarancı'nın otuz beş yaş şiirinin bir yerinde aynaya  karşı, "... Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan...." dediği gibi...(23.09.2024)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Şapkacı Fethi Amca

Şapkacı Fethi Amcanın vefatını duyduğunda derin bir iç geçirdi. Sanki iyi insanlar daha çabuk mu gidiyor diye düşündü. Öyle olmadığını biliy...