12 Aralık 2016 Pazartesi

iyimserlik

Güneş karşı dağın yamacından başını gösterip sıcaklığını yavaş yavaş ovaya yayarken o hala uyuyor olurdu. Sabah kötü rüyaları korkunç kabusları görüp sıçrayarak uyandığında, hemen annesine anlatmak isterdi ağlayarak. Annesi rüyayı sakince dinler başına okşarken güven telkin eden tatlı sözlerle o rüyaları hep olumlu, hep güzel, her zaman ümitli yorumlardı. Ve içinde korkularının yavaş yok olduğunu hisseden küçüğün gözlerinde bir parlaklık, yüzünde bir tebessüm belirirdi.Biraz önce baktığı halde bir şey hissetmediği ve duymadığı pencereden başını yeniden uzatır ve geniş ovaya derin nefesler alarak bakar ve iyice gerinirdi... Uzaklardaki hayvanların çıngırak sesleri, bir çobanın kavalının yanık sesi duyulurdu ve annesini arayan  kuzu melemeleri...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özlem

Şehri güneyden yalayarak geçen güneş artık kendini batıya doğru indirmiş, binaların  gölgelerini uzatmaya başlamıştı. Şehirde genel bir saki...