Geçen hafta ( 28/8/2015 ) Cuma günü saat sabah 5 sıraları baldızın kızı "Enişte enişte yetiş babama bir şeyler oluyor" diye haykırarak kapıya koştu.Telaşla bacanağın evine indim. Bacanak kan ter içinde kasılmış zor nefes alıyordu.Büyük oğlum ve eşim de inmişti. Oğlum hemen 112 yi aradı. Biz çaresizce ne yapacağımızı bilemeden beklerken nefes aralıkları da gitgide azaldı. Nefesi kesildi. Bir süre sonra derin bir nefes aldı.Yeniden kesildi. Kaç dakika geçtiğini bilmiyoruz.
O arada acil 112 nin personeli içeriye geldi.Allah Razı Olsun.Hemen yapılması gerekenleri hızlı ama sükunetle yapmaya başladılar.Biz felç mi beyin kanaması mı diye düşünürken onlar kalbin durduğunu yeniden çalıştırdıklarını tekrar durmasına fırsat vermeden acele araca indirerek hastaneye götürmeleri gerektiğini söylediler.Beraberce araca indirdik.
Ve bacanak hastaneye gitti.
Ben kararsızlık içinde yalınayak apartman dış kapısının önünde sokakta beklediğimi hatırlıyorum. Baldız ve oğlum ve kızları birlikte hastaneye gittiler.Giyinip biz de hastaneye gittik.Yoğun bakımda girmemiz yasak.Ne olduğunu anlayamadık. Mecburen eve döndük.
Sonra düşünmeye ne olduğunu farketmeye başladık. Allah Razı Olsun.Allah devlete zeval vermesin. Eğer 112 acil zamanında gelmeseydi.Şu an hem bacanak hem de biz çok başka bir noktada olacaktık...
Allah tüm hastalara,zor durumda olanlara şifalar versin.
Hayata pamuk ipliğiyle bağlı olduğumuzu bir kez daha anladık.
Ancak zaman geçtikçe yeniden dünyanın telaşı bizi içine alıyor.Sanki bizim başımıza gelmeyecekmiş gibi bir garip düşünceyle, yeni bir şok dalgasına kadar,hayatın keşmekeşine dalıp -Ziya Paşa'nın "Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldur" sözündeki gibi- sonumuzu unutuyoruz.
İbret almamız, hayatı ona göre yaşamamız gerektiği halde...
Bu bloğu oluşturmaya Temmuz ayı içinde,sıcak bir öğle sonrasında başlamıştım.Aklıma ilk gelen kelimeyi yazıvermişim başlığa...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Özlem
Şehri güneyden yalayarak geçen güneş artık kendini batıya doğru indirmiş, binaların gölgelerini uzatmaya başlamıştı. Şehirde genel bir saki...
-
İşyerinde staj yapan öğrencilerle sohbet esnasında çocukken köyde ebesinden duyduğu denk, mintan, ayar gibi şimdi köyde dahi kullanılmayan b...
-
"Samsunda dünyanın üçüncü büyük oyuncak müzesi kuruldu. Sunay Akın ın konsept danışmanlığı yaptığı müze iki milyon TL ye mal oldu....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder